Yazılım Geliştirme Uzmanı & E-Ticaret Danışmanı
Classic Asp , Excel , Ms Project, Excel VBA , E-Ticaret , Mobil , Desktop
Tel : 0 534 797 31 21 , Mail : baranseren@gmail.com

Ankara E-Ticaret Uzmanı , Logo Tiger ve Logo Go için Çözüm Geliştirme Uzmanı

Üç Heykel Hediyesi 05.03.2011

Iki komsu ülkenin hükümdarlari birbirleriyle savasmazlar, ama her firsatta birbirlerini rahatsiz ederlerdi. Dogum günleri, bayramlar da ilginç armaganlar göndererek karsidakine zekâ gösterisi yapma firsatlariydi. Hükümdarlardan biri, günün birinde ülkesinin en önemli heykeltirasini huzuruna çagirdi. Istedigi, birer karis yüksekliginde, altindan, birbirinin tipatip aynisi üç insan heykeli yapmasiydi. Aralarinda bir fark olacak ama bu farki sadece ikisi bilecekti. Heykeller hazirlandi ve dogum gününde komsu ülke hükümdarina gönderildi. Heykellerin yanina bir de mektup konmustu. Söyle diyordu heykelleri yaptiran hükümdar: "Dogum gününü bu üç altin heykelle kutluyorum. Bu üç heykel birbirinin tipatip aynisi gibi görünebilir. Ama içlerinden biri diger ikisinden çok daha degerlidir. O heykeli bulunca bana haber ver." Hediyeyi alan hükümdar önce heykelleri tarttirdi. Üç altin heykel gramina kadar esitti. Ülkesinde sanattan anlayan ne kadar insan varsa çagirtti. Hepsi de heykelleri büyük bir dikkatle incelediler ama aralarinda bir fark göremediler. Günler geçti. Bütün ülke hükümdarin sıkıntisini duymustu ve kimse çözüm bulamiyordu. Sonunda, hükümdarin fazla isyankâr oldugu için zindana attirdigi bir genç haber gönderdi. Iyi okumus, akilli ve zeki olan bu genç, hükümdarin bazi isteklerine karsi çiktigi için zindana atilmisti. Baska çaresi olmayan hükümdar bu genci çagirtti. Genç önce heykelleri sıkı sıkıya inceledi, sonra çok ince bir tel getirilmesini istedi. Teli birinci heykelcigin kulagindan soktu, tel heykelin agzindan çikti. Ikinci heykele de ayni islemi yapti. Tel bu kez diger kulaktan çikti. Üçüncü heykelde tel kulaktan girdi ama bir yerden disari çikmadi. Ancak telin sigabilecegi bir kanal kalp hizasina kadar iniyor, oradan öteye gitmiyordu. Hükümdar heykelleri gönderen komsu hükümdara cevabi yazdi: "Kulagindan gireni agzindan çikartan insan makbul degildir. Bir kulagindan giren diger kulagindan çikiyorsa, o insan da makbul degildir. En degerli insan, kulagindan gireni yüregine gömen insandir. Bu degerli hediyen için çok tesekkür ederim."


Tags :


Meksikalı Balıkçı 05.03.2011

Amerika’ lı zengin işadamı, bir iş seyahati sırasında küçük bir Meksika kıyı kasabasına uğrar. Limanda gezerken, ağzına kadar balık dolu küçük bir teknenin içinde oturan bir balıkçı, dikkatini çeker. Merakla yanına yaklaşır ve sorar; Merhaba, bu balıkları yakalamak ne kadar zamanını aldı? Balıkçı, tümünü bir-iki saate yakaladığını söyler. İşadamı bu kez, niçin daha uzun süre kalıp daha fazla balık yakalamadığını sorar. Balıkçı, ailesinin geçimi için bu kadarının yettiğini söyler. Amerikalı işadamı merakla balıkçıya kalan zamanını nasıl geçirdiğini sorar. Balıkçı anlatır; Geç vakit yatarım, sabah birazcık balık yakalarım. Sonra çocuklarımla oynarım, öğlende de karım Maria ile biraz siesta yaparım. Akşamları, amigolarla beraber gitar çalıp şarap içeriz, eğleniriz. Dolu ve meşgul bir yaşantım var senyör. Amerikalı gerinerek; “Sana yardım edebilirim. Balık tutmak için daha çok zaman ayırmalı ve daha büyük bir tekne ile çalışmalısın. Bu tekneden elde ettiğin gelirle daha büyük tekneler alırsın. Kısa sürede bir balıkçı filosuna sahip olursun. Böylelikle, yakaladığın balığı aracılara değil doğrudan doğruya işleme tesislerine satarsın. Hatta kendi balık fabrikanı bile kurabilirsin. Balıkçı sektöründe bir numara olursun.” Ve Amerikalı devam eder, Tabii, bunları yapman için öncelikle bu küçük balıkçı kasabasını terk edip Mexicocity’ye daha sonra Los Angeles’a ve en sonunda holdingini genişletebileceğin New York’a yerleşirsin. Balıkçı düşünceli vaziyetle sorar, Peki senyör, bu anlattıklarınız ne kadar zaman alır? Amerikalı yanıtlar, 15-20 yıl kadar. Peki, bundan sonra senyör? Diye sorar balıkçı. Amerikalı güler, şimdi anlatacağım en iyi tarafı! Zaman geldiğinde, şirketini halka açarsın ve şirketinin hisselerini iyi paraya satarsın! Kısa zamanda zengin olup milyonlar kazanırsın!” Milyonlar? Der Meksikalı, Eee.... sonra senyör? Amerikalı, “Ondan sonra emekli olursun. Geç vakitlerde yatabileceğin küçük bir balıkçı kasabasına yerleşirsin, istersen zevk için biraz balık tutarsın, çocuklarınla oynayacak, karınla siesta yapacak zamanın olur, akşamları da arkadaşlarınla şarap içip, gitar çalarsın. Nasıl, mükemmel değil mi?”


Tags :


Kavak Ağacı ile Kabak 05.03.2011

Ulu bir kavak ağacının yanında bir kabak ağacı boy göstermiş. Bahar ilerledikçe bitki kavak ağacına sarılarak yükselmeye başlamış. Yağmurların ve güneşin etkisiyle müthiş hızla büyümüş ve neredeyse kavak ağacıyla aynı boya gelmiş. Bir gün dayanamayıp sormuş kavağa: "Sen kaç ayda bu hale geldin ağaç?" "On yılda", demiş kavak. "On yılda mı? diye gülmüş ve çiçeklerini sallamış kabak. "Ben neredeyse iki ayda seninle aynı boya geldim bak!" "Doğru,"demiş ağaç."Doğru." Günler günleri kovalamış ve sonbaharın ilk rüzgârları başladığında kabak önce üşümeye, sonra yapraklarını düşürmeye, soğuklar arttıkça da aşağı doğru inmeye başlamış. Sormuş endişeyle kavağa: "Neler oluyor bana ağaç?" "Ölüyorsun,"demiş kavak. "Niçin?" "Benim on yılda geldiğim yere, iki ayda gelmeye çalıştığın için.”


Tags :


Logo Tiger için Müşteri Kargosu Tanımlayıcı 25.02.2011

Logo Tiger için hazırlamış olduğum müşteriye gönderim yapılacak kargo firması tanımlama programı hazır. Müşterilerimizin hangi kargo ile malzemelerini istedikleri konusunda yaşanan sıkıntılara istinaden sistem üzerine tanımlı kargo alanını cari hesap ile bağlayarak bu bağlantıyı da irsaliyenin içersinde cari hesap koduna bağlı olarak fiş çıktısına yazdırma için gerekli sistem tamam.


Tags :


Malzemelerin Alındığı Firmaların Macro ile alınması 24.02.2011

Logo veritabanında alış faturalarının malzeme , cari hesap , fiş satırlarını bağlayıp macro yardımı ile excel dosyasına ilgili bilgilerin çekilmesi ile tamamlanmıştır.


Tags :


Windows 7 karşıdan yüklenenler klasörü için desktop.ini dosyası 24.02.2011

[.ShellClassInfo] LocalizedResourceName=@%SystemRoot%\system32\shell32.dll,-21798 IconResource=%SystemRoot%\system32\imageres.dll,-184


Tags :


Barkodlu Raf Kodu Yazdırma Programı 24.02.2011

Belirtilen iki raf kodu aralığını döküm alabilen barkodlu raf kodları çıktısı almanızı sağlayan program.



Tags :


imageshack Hatası Unregistered Domain Hatası 23.02.2011

Web site yöneticisi iseniz aşağıda verdiğim adrese girip sitenizi eklemeniz gerekmektedir. http://stream.imageshack.us/content.php?page=register_domain


Tags :


ALLAHIM BENİ YAVAŞLAT 19.02.2011

Aklımı sakinleştirerek kalbimi dinlendir. Zamanın sonsuzluğunu göstererek bu telaşlı hızımı dengele Günün karmaşası içinde bana sonsuza kadar yaşayacak dağların tepelerin sükunetini ver. Sinirlerim ve kaslarımdaki gerginliği, belleğimde yaşayan akarsuların melodisiyle yıka, götür. Uykunun o büyüleyici ve iyileştirici gücünü duymama yardımcı ol. Anlık zevkler yaşayabilme sanatını öğret; bir çiçeğe bakmak için yavaşlamayı , güzel bir köpek yada kediyi okşamak için durmayı, güzel bir kitaptan birkaç satır okumayı, balık avlayabilmeyi, hülyalara dalabilmeyi öğret. Her gün bana kaplumbağa ve tavşanın masalını hatırlat. Hatırlat ki, yarışı her zaman hızlı koşanın bitirmediğini , yaşamda hızı arttırmaktan çok daha önemli şeyler olduğunu bileyim. Heybetli meşe ağacının dallarından yukarıya doğru bakmamı sağla. Bakıp göreyim ki, onun böyle güçlü ve büyük olması yavaş ve iyi büyümesine bağlıdır. Beni yavaşlat ALLAHım ve köklerimi yaşam toprağının kalıcı değerlerine doğru göndermeme yardım et. Yardım et ki, kaderimin yıldızlarına doğru daha olgun ve daha sağlıklı olarak yükseleyim. Ve hepsinden önemlisi. ALLAHIM, Bana değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için CESARET değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etmek için SABIR, İkisi arasındaki farkı bilmek için de AKIL ver . milattan 2000 yıl önce hititlere ait bir yazıt..


Tags :


KARINCA İLE ASLAN 19.02.2011

Küçük bir Karınca her sabah erkenden işine gelir ve neşe içinde çalışmaya başlardı….. Çok çalışır… Çok üretir... Ve bunları keyif içinde yapardı. Patronu Aslan, Karınca’nın başında yöneticisi olmadan kendiliğinden bu kadar hevesle çalışmasına çok şaşırırdı. Bir gün karı ve verimliliği arttırmak için aklına parlak bir fikir geldi. Eğer Karınca, başında bir yönetici bile olmadan bu kadar üretken olabiliyorsa, bir de başarılı bir yöneticisi olsa neler yapardı. Bunun üzerine, müthiş bir yöneticilik kariyeri olan ve yazdığı raporlarla ünlü Hamamböceği’ni işe aldı. Hamamböceği işe öncelikle bir saat alarak başladı. Böylece Karınca’nın çalıştığı saatleri tam olarak ölçebilecekti. İş saatlerinde gevşekliğe müsaade etmeyecekti. Elbette raporlarını düzenleyecek bir sekretere de ihtiyacı olacaktı. Bu nedenle hem telefon trafiğini yönetmek ve hem de arşiv işleri için Örümcek’i işe aldı. Aslan, gelişmelerden çok memnundu. Hamamböceği’nin hazırladığı raporlar gerçekten harikaydı. Hatta ondan üretim hızını ölçen ve karlılığı analiz eden renkli grafikler de hazırlamasını istedi. Böylece bu raporları ortaklarına sunum yaparken kullanabilecekti. Hamamböceği, bu raporları üretebilmek için yeni bir bilgisayara ve donanıma ihtiyaç duydu. Artık artan ekipmanlar için de artık bir bilgi işlem departmanı oluşturmanın zamanı gelmişti. Bu işleri idare etmek için Sinek’i işe aldı. Bir zamanlar mutlu, üretken ve rahat olan Karınca bu yeni toplantı düzeninden ve evrak işlerinden yılmıştı. Zamanın büyük bir kısmını sorulan soruları cevaplamak ve evrak işleri yapmakla geçiyordu. Aslan, Karınca’nın bölümünün giderek büyümesinden memnundu. Bölümü daha da büyütmek üzere bir üstyöneticiye ihtiyaç olduğunu düşündü. Ve bölüm başkanı olarak başarıları ile ünlü Ağustosböceği’ni işe aldı. Kendi rahatına ve keyfine düşkün Ağustosböceği’nin ilk icraatı ofisi rahat edebileceği yeni mobilyalarla döşemek oldu. Tabi ki kendisinin yeni bir bilgisayara, bütçe kontrol ve stratejik verimlilik planı hazırlanması için kişisel bir yardımcıya ihtiyacı vardı. Bunun üzerine eski işyerindeki yardımcısını işe aldı. Karınca’nın çalıştığı yer giderek kimsenin gülmediği, neşesiz ve mutsuz bir mekana dönüşmüştü. Ağustosböceği, patronu Aslan’ı ortamın ruh halini değiştirecek bir çalışma yapılması gerektiğine ikna etti. Bunu üzerine, Karınca’nın bölümünde olup bitenleri gözden geçiren Aslan, üretimin ve karlılığın dramatik bir şekilde düştüğünü farketti. Hemen, son derece itibarlı ve iyi tanınmış bir Danışman olan Baykuş’u sorunu çözmesi için işe aldı. Baykuş, Karınca’nın departmanında 3 ay geçirdi. Bu hummalı çalışmanın ardından ciltlerce süren muhteşem bir rapor yazdı. Raporun sonucu şuydu: “Departmanda aşırı istihdam vardı”. Aslan, raporu inceledikten sonra dramatik bir karar verdi. Ve, elbette, ilk olarak negatif tavırlarıyla dikkat çeken, mutsuz ve çalışma isteğini kaybetmiş olan Karınca’yı işten çıkardı.


Tags :